Kıbrıs'taki İngiliz Üslerine AB Desteği: Avrupa Konseyi'nden Açıklama
GUNEY KIBRIS

Kıbrıs'taki İngiliz Üslerine AB Desteği: Avrupa Konseyi'nden Açıklama

Avrupa Konseyi, Kıbrıs'ın İngiliz üsleri ile ilgili diyaloğuna destek vereceğini duyurdu. Hristodulidis'in girişimleri sonuç getirdi.

1 kez görüntülendi
Fileleftheros’un haberine göre, Avrupa Konseyi’nin nihai sonuç bildirgesine önemli bir katkı sağlayan Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Perşembe akşamı İngiliz üsleri ile ilgili tartışmalara yönelik güçlü bir atıf eklenmesini sağladı. Avrupa Birliği, Kıbrıs ile Birleşik Krallık arasındaki diyalogu desteklemeye hazır olduğunu duyurdu. Bölgedeki gelişmelere dair paragrafta ise şu ifadeler yer aldı: "Avrupa Birliği, bölgeye yakın durumdaki üye devletlerin yanında kararlı bir şekilde durmaktadır. Bu çerçevede, özellikle Doğu Akdeniz’de askeri unsurların konuşlandırılması yoluyla Kıbrıs’a destek amacıyla üye ülkelerin sağladığı katkıları memnuniyetle karşılamaktadır. Avrupa Konseyi, Kıbrıs’ın Birleşik Krallık ile İngiliz üsleri konusunda müzakerelere başlama niyetini not eder ve gereken durumlarda destek sağlamaya hazır olduğunu belirtir." Lefkoşa açısından, İngiliz üslerine dair bu ifadenin metne dahil edilmesinin büyük bir öneme sahip olduğu düşünülüyor. Avrupa Birliği’nin bu tutumu, Kıbrıs hükümetinin İngiliz hükümetiyle konuyu gündeme getirme arzusu için somut bir destek olarak değerlendiriliyor. Alınan bilgilere göre, söz konusu ifade Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in çabaları neticesinde metne eklenmiştir. Hristodulidis, daha önce AB liderlerini bölgedeki durum ve İngiliz üslerinin Kıbrıs üzerindeki etkileri konusunda bilgilendirmiştir. Gazze ile ilgili bölümde ise şu ifadelere yer verildi: "Avrupa Konseyi, Gazze’de devam eden yıkıcı insani durumu kınar ve İsrail’i, Kıbrıs’ın Deniz Koridoru dahil olmak üzere, kara yollarına tamamlayıcı şekilde Gazze’ye ve Gazze içinde geniş çaplı, kesintisiz ve derhal insani yardım erişimine izin vermeye çağırır. Ayrıca Birleşmiş Milletler ve bağlı kuruluşları ile insani yardım örgütlerinin bağımsız ve tarafsız şekilde çalışabilmesini sağlamaya davet eder. Avrupa Konseyi, İsrail’i, STK kayıt yasasına ilişkin kararını geri çekmeye, Gazze sınır kapılarını yeniden açmaya ve uluslararası insancıl hukuk dahil olmak üzere uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine tam olarak uymaya çağırır. Sivil halkın korunmasının sürekli şekilde sağlanması gerektiğini hatırlatır." Avrupa savunması ve güvenliği konusundaki değerlendirmelerde ise şu ifadeler kullanıldı: "Avrupa Konseyi, Rusya ve Belarus’tan kaynaklanan tehditleri ve İran ile Orta Doğu’daki gelişmelerden doğrudan etkilenen üye devletlerin karşılaştığı riskleri dikkate alarak AB’nin doğu sınırlarındaki durumu vurgular. Tüm kara, hava ve deniz sınırlarının savunulmasının Avrupa’nın genel güvenliğine katkı sağladığını yineler." Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in, Avrupa Konseyi çerçevesinde dün öğleden sonra başlayan tartışmada, Avrupa Birliği Antlaşması’nın 42/7 maddesinin önemini vurgulaması bekleniyor. Hristodulidis’in ayrıca, İran’daki savaşın Avrupa’nın savaşı olmadığı yönündeki görüşleri savunanlara yanıt vermesi öngörülüyor. Bu görüş, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından da dile getirilmişti. Rum Yönetimi Başkanı, sabah saatlerinde Avrupa Konseyi’ne gelişinde yaptığı açıklamalarda, bu değerlendirmenin kendisiyle örtüşmediğini açıkça ifade etti. Hükümet kaynakları, bu açıklamanın Kallas’a yönelik bir yanıt olarak da değerlendirildiğini belirtti. Geçtiğimiz Pazartesi günü yapılan Dışişleri Konseyi toplantısının ardından Kallas, "Bu Avrupa’nın savaşı değil" demiş, ancak krizinin Avrupa çıkarlarını etkilediğini de eklemişti. Lefkoşa, bu açıklamadan ciddi anlamda rahatsız olmuş durumda, çünkü savaşın etkilerinin bir AB üyesi olan Kıbrıs’ta hissedildiği vurgulanıyor. Diplomatik kaynaklara göre, Lefkoşa, 42/7 maddesinin uygulanmasına ilişkin bir kararın alınmasına büyük önem veriyor. Rum Yönetimi Başkanı’nın AB kurumlarının liderleriyle yaptığı temaslardan edindiği izlenim ise olumlu yöndedir. António Costa ve Ursula von der Leyen, bir üye devletin tehdit altında olması durumunda söz konusu maddenin uygulanmasına olumlu yaklaşmaktadır. Aynı zamanda hükümet kaynakları, Lefkoşa’nın başlangıçta 42/7 maddesinin uygulanmasını talep etmediğini, çünkü Yunanistan, Fransa ve İtalya tarafından gönderilen askeri destekle acil ihtiyaçların karşılandığını ifade etti. "AB GERİLİMİ DÜŞÜRME GİRİŞİMİNİ TEŞVİK ETMELİDİR" Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği röportajda, "Avrupa Birliği, diğer ilgili ortaklarla birlikte bir gerilimi düşürme girişimini teşvik etmelidir. Bölge liderlerinin beklentisi bu yöndedir" dedi. "Bölgedeki ülkelerle, özellikle Körfez ülkeleriyle yakın temas halinde olan bir üye devlet olarak, bu ülkelerin bir mesaj beklediğini söyleyebilirim. Bugün somut bir girişim açıklanmasını beklemiyorum, ancak hızlı bir şekilde ilgi gösterilmesi ve harekete geçilmesi son derece önemlidir. Gerilimi azaltmanın doğru yolunu bulmalıyız. Vermemiz gereken en önemli mesaj budur" ifadelerini kullandı. Avrupa ülkelerinin Kıbrıs’a gemi göndermesinin yeterli olup olmadığı sorusuna ise, Kıbrıs’ın güvenli bir merkez olmaya devam ettiğini belirterek yanıt verdi: "Tamamen normal bir durumdayız. Krizin doğrudan tarafı değiliz. Sadece bir İngiliz üssünde bir olay yaşandı; Kıbrıs hiçbir zaman saldırıya uğramadı. Bu nedenle adadaki yaşam normal bir şekilde devam ediyor. Olayın ardından Avrupa Konseyi’ndeki birçok meslektaşımla iletişime geçtim ve tepkileri son derece olumluydu." Rum Yönetimi Başkanı ayrıca, Yunanistan, Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda’nın hızlı bir şekilde destek sunduğunu belirterek, "Bu destek, ülkemizin savaşa dahil olması için değil, Kıbrıs vatandaşlarının kendilerini güvende hissetmesi için önemliydi" dedi. 42/7 maddesinin neden devreye alınmadığı sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Bu maddeyi devreye sokmadık, çünkü bir savaşın parçası değiliz. Ancak ülkelerin verdiği tepki, bu maddenin pratikte ne anlama geldiğini gösterdi. Bir gün bir üye devlet bu maddeyi devreye sokarsa, Avrupa Birliği’nin hazır olması için Kıbrıs örneğini kullanmalıyız." Rum Yönetimi Başkanı ayrıca, İtalya’nın desteğine özel teşekkür ederek, Giorgia Meloni’nin ilk arayan liderlerden biri olduğunu söyledi ve Avrupa Birliği’nin Orta Doğu’da daha aktif bir rol alması gerektiğini vurguladı. AĞROTUR'DA ALARM Ağrotur'da yaşanan son alarm, Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in Avrupa liderlerine hitap ettiği sırada meydana geldi. Edinilen bilgilere göre Rum Yönetimi Başkanı, konuşması sırasında cep telefonuna gelen alarm mesajını okuyarak liderlerle paylaştı. Bu durum, liderlerin bölgedeki gelişmeleri daha iyi anlamalarına yardımcı oldu. Rum Yönetimi Başkanı, İngiliz üslerinin statüsüne ilişkin olarak, Orta Doğu’daki savaşın sona ermesinin ardından Birleşik Krallık ile diyalog başlatılması gerektiğini bir kez daha vurguladı.