
Karpaz Bölgesinde Kampüs Kurulması: Tarihi Fırsat ve Doğa Koruma
Karpaz Koruma Derneği, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin kampüs kurulma planını tarihi bir fırsat olarak değerlendiriyor ve doğanın korunarak kalkınabileceğini vurguladı.
1 kez görüntülendi
Karpaz Koruma Derneği, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin Karpaz bölgesinde kampüs kurma olasılığını "Karpaz için tarihi bir fırsat" olarak nitelendirerek, doğayı koruyarak kalkınmanın mümkün olduğunu ifade etti.
Dernek Başkanı Dursun Çebi, yaptığı yazılı açıklamada, Karpaz’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en özel, bakir ve değerli bölgelerinden biri olduğunu belirtti. Çebi, "Karpaz’ı korumak, burada yaşayanların değil, hepimizin ortak sorumluluğudur" diyerek, bölge halkının yaşadığı zorluklara dikkat çekti ve Karpaz’ın gelişimden yoksun kalmasının kabul edilemez olduğunu kaydetti.
Yeni Erenköy’de gerçekleştirilecek üniversite yatırımının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini dile getiren Çebi, Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü eğitim kurumlarından İstanbul Teknik Üniversitesi’nin bölgede bir kampüs kurma ihtimalinin sadece bir eğitim yatırımı olmadığını, aynı zamanda istihdam, altyapı gelişimi, sosyal hareketlilik ve bölgeye olan güvenin artması anlamına geldiğini vurguladı.
Çevresel hassasiyetlere büyük önem verdiklerini belirten Çebi, dernek olarak doğanın tahrip edilmesine kesinlikle karşı olduklarını ifade etti. Karpaz’ın en büyük zenginliğinin doğası olduğunu belirten Çebi, bu zenginliğin korunmasının "kırmızı çizgileri" olduğunu kaydetti.
Doğayla uyumlu bir yatırımın neden baştan reddedildiğinin sorgulanması gerektiğini dile getiren Çebi, geniş alan tahsisinin yapılaşmanın daha kontrollü ve dengeli bir şekilde yapılmasına olanak sağlayabileceğini ifade etti. Modern planlama anlayışı ve çevresel etki değerlendirmeleriyle doğayı koruyan örnek bir kampüs inşa etmenin mümkün olduğunu söyledi.
Bu tür yatırımlara karşı çıkılırken Karpaz halkının görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Çebi, bölge halkının uzun yıllardır kalkınma, iş imkânı ve bölgede kalabilme umudu taşıdığını kaydetti. Bu umutların, en az çevresel hassasiyetler kadar önemli olduğunu vurguladı.
"Amacımız karşıtlık yaratmak değil, ortak bir akıl oluşturmaktır" diyen Çebi, sivil toplum örgütleri, yerel halk, yetkililer ve yatırımcıların birlikte hareket ederek hem doğayı koruyan hem de bölgeyi kalkındıran bir model geliştirebileceğini ifade etti.
Karpaz’ın geleceğine ilişkin iki uç yaklaşımın doğru olmadığını belirten Çebi, "Karpaz’ın kaderi ya tamamen koruma adı altında durağanlığa mahkûm edilmek ya da bilinçsiz yapılaşmayla doğasını kaybetmek değildir. Üçüncü bir yol vardır: Doğayı koruyarak kalkınmak" dedi.
Doğru planlama, şeffaf süreçler ve ortak akılla Karpaz’ın hem doğasını koruyan hem de gençlerine umut veren bir bölge haline gelebileceğini ifade eden Çebi, üniversite yatırımının bu dönüşümde önemli bir adım olabileceğini kaydetti.
Çebi, açıklamasını, "Gelin, birbirimizi dinleyelim. Gelin, Karpaz için birlikte karar verelim. Çünkü bu topraklar hepimizin ve geleceğini birlikte şekillendirmek zorundayız" sözleriyle tamamladı.