
İtalyan İstihbarat Raporu: İran Gerilimleri Terörizm Riskini Artırıyor
İtalya'nın yıllık istihbarat raporu, İran'daki gerginliğin terör tehditlerini artırabileceğini ve 2026'da Rusya'nın Avrupa için büyük bir tehdit olacağını öngörüyor.
1 kez görüntülendi
Başbakanlığa bağlı istihbarat kurumları tarafından hazırlanan 2025 yılına yönelik "Bilgi Güvenliği Politikası" raporunun tanıtımı, Roma'da Temsilciler Meclisi Başkanı Lorenzo Fontana, Başbakanlık Müsteşarı Alfredo Mantovano, Başbakanlık Güvenlik için Bilgi Departmanı (DIS) Genel Müdürü Vittorio Rizzi, Dış Güvenlik Bilgi Ajansı (AISE) Müdürü Giovanni Caravelli ve İç Güvenlik Bilgi Ajansı (AISI) Müdürü Bruno Valensise tarafından gerçekleştirildi.
İtalya'nın istihbarat servisleri tarafından hazırlanan yıllık raporda, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı İran'a karşı saldırılar ve Tahran'ın karşılık vermesiyle birlikte İtalya ve Avrupa'da terörizm riskinin arttığı ifade edildi.
Raporda, İran'daki durumun uluslararası gerilimleri artırdığı ve "terör tehdidini etkileyebilecek bir tırmanma endişesi" yarattığı vurgulandı.
Ayrıca, Hamas'ın Avrupa'daki faaliyetleri ve yurt dışında oluşturabileceği ağlar konusunda dikkatli olunması gerektiği belirtildi.
Terör gruplarının giderek artan bir şekilde yapay zekayı kullandığına da raporda dikkat çekildi.
Avrupa Birliği (AB) Göç ve İltica Anlaşması'nın haziranda yürürlüğe girmesiyle birlikte İtalya'ya yönelik düzensiz göçmen akışlarında yüzde 4 ila 5 oranında bir azalma beklenirken, beklenmedik jeopolitik krizler durumunda düzensiz göçmen gelişlerinin artabileceği uyarısı yapıldı.
RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI
Raporda, Rusya'nın Batı'yı itibarsızlaştırmayı ve AB ile NATO'ya olan güveni zayıflatmayı amaçlayan anlatılar oluşturmak için yapay zeka kullandığı belirtilirken, Çin'in de küresel etkisini artırmak için uzun vadeli hibrit stratejiler geliştirdiği ifade edildi.
İtalya'nın yıllık istihbarat raporunda, "Bu yıl Avrupa için en büyük tehdidin Rusya'dan geldiği" vurgulandı.
Raporda, "Rusya ile ABD arasında diyalog kanallarının güçlenmesiyle Moskova'nın, ana muhalif bloğu olarak görülen Avrupa'dan uzun vadeli bir tehdit algıladığı" kaydedildi.
Rusya-Ukrayna Savaşı çerçevesinde, Kiev yönetiminin son iki yılda topraklarının yüzde 1,4'ünü kaybettiği bilgisi verildi.
Ayrıca, "Batı'nın uyguladığı yaptırımlar, Rus enerji sektörünü önemli ölçüde etkilemiş olsa da Moskova'nın savaş çabalarını zayıflatmayı başaramadı. Artan ekonomik zorluklara rağmen Rusya, savaşı sürdürmek için gerekli kaynaklara hâlâ sahip." tespiti yapıldı.