
İktisatbank Piyasa Analizi: Savaş Endişeleri Azaldı, Asya ve Bitcoin Yükseliyor!
İktisatbank, 5 Mart 2026 tarihli piyasa raporunu yayımladı. Savaş endişelerinin azalmasıyla risk iştahı artarken, Asya ve Bitcoin'de yükseliş gözlemlendi.
1 kez görüntülendi
İktisatbank, 5 Mart 2026 tarihine ait piyasa analiz raporunu yayımladı. Raporda, "Savaş endişesi azaldı, risk iştahı canlandı; Asya ve Bitcoin yükselişte!" ifadelerine yer verildi.
Küresel mali piyasalarda Salı günü etkili olan "ne var ne yok sat" eğilimi, yani nakde geçme isteği (likidasyon) sonucunda güvenli liman olarak doların değer kazandığı gözlemlendi. Dün sabah saatlerinde endişelerin Asya piyasalarına da yayıldığını, son dönemin dikkat çeken borsası Güney Kore borsası Kospi'nin %12 düşerek tarihi bir satış dalgası yaşadığını, ayrıca Güney Kore wonunun (KRW) dolar karşısında son 17 yılın en düşük seviyesine gerilediğini belirtmiştik. Ancak bu sabah itibarıyla piyasalarda bir ölçüde aklıselim fiyatlamanın yeniden hâkim olduğu söylenebilir. Orta Doğu'daki savaşın daha fazla tırmanmayabileceğine dair beklentilerin güçlenmesiyle Asya piyasaları kayıplarını hızla telafi etmeye başladı. Dün tarihi bir çöküş yaşayan Kospi bu sabah %10'un üzerinde yükselerek bölgedeki toparlanmanın öncüsü olurken, Asya borsalarının genelinde ekranlar yeniden koyu yeşile döndü.
Risk iştahındaki toparlanma ile birlikte ABD tahvil getirilerinin yükseldiği, buna karşın güvenli liman talebinde kısmi bir çözülme yaşandığı görülüyor. Uzun bir süredir Trump politikalarının etkisi altında kalan doların, savaş dönemlerinde derin ve likit finansal piyasaları sayesinde yatırımcılar için yeniden güvenli bir liman olarak öne çıktığını bir kez daha tecrübe etmiş olduk. Bu bağlamda, doların önde gelen para birimlerine karşı değerini gösteren sepet kur DXY, 99 seviyesini test ederek Ocak ayı sonundaki dip seviyelere kıyasla yaklaşık %5 oranında bir toparlanma kaydetti. DXY'de gözlenen sınırlı gevşemeyi ve piyasalardaki toparlanma eğilimini ise New York Times'ın haber akışına bağladık. Haberde, İran istihbaratının savaşın ilk günlerinde CIA ile temasa geçerek çatışmayı sonlandırabilecek bir çözüm aradığına yer verildi. İran bu iddiayı kısa sürede reddetse de, taraflar arasında bir diplomatik kanalın oluşabileceği beklentisi yatırımcıların riskli varlıklara yeniden yönelmesine zemin hazırladı.
Öte yandan, ABD Senatosu'nun Başkan Trump'ın İran'a yönelik askerî operasyonuna destek vermesi, savaşın kısa sürede sona ermeyebileceğine işaret ediyor. Enerji arzına yönelik riskler fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam ederken, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı bu sabah 84 dolar seviyesine yaklaşarak yükseliş isteğini koruduğu görülüyor. ABD'nin Sri Lanka açıklarında bir İran savaş gemisini vurması, gerilimi daha da artırırken, Körfez'de en az 200 petrol, LNG ve yük gemisinin açık denizde beklemek zorunda kaldığı bildiriliyor. Dünyanın petrol ve LNG arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nda trafik neredeyse durma noktasına geldi. Katar LNG tesislerinde üretim dururken, Irak depolama kapasitesinin dolması nedeniyle petrol üretimini kısmak zorunda kaldı. Ayrıca, Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt'te de yükleme operasyonlarının aksadığı görülüyor. Bu gelişmeler enerji fiyatlarını yukarı iterken, Brent cinsi ham petrolün varil fiyatı son dört günde %20 oranında bir artış kaydetti. Hürmüz'de yaşanan kesintilerin uzaması durumunda küresel petrol stoklarında hızlı bir erime ve enerji piyasalarında daha sert fiyat dalgalanmaları yaşanabileceği göz ardı edilmemeli.
Petrol fiyatları yükselirken, altın ve gümüş ise hafta başındaki seviyelerden uzaklaşmasına rağmen çok da aşağı düşmeden bekle ve gör yaklaşımı sergiliyor. Özellikle, haftanın ilk iş günü piyasaların savaşa rağmen kayıtsız bir ruh hâline bürünmesi ardından Salı günü etkili olan likidasyon eğiliminde, altının 5,400 dolardan 4,995 dolar seviyesine kadar gerilediği, gümüşün de benzer şekilde pazartesi günü test ettiği 96 dolardan 77 dolara kadar sert bir düşüş yaşadığını gözlemledik.
Bizler de sırasıyla 5,050 dolar ve 81 dolar seviyelerinden taşıdığımız altın ve gümüş pozisyonlarımızı hâlâ kârdayken realize ettik ve dolara geçerek gelişmeleri birkaç gün takip etme kararı aldık. Eğer bir formatta taraflar anlaşma zemini bulur, Hürmüz Boğazı yeniden tankerlerin geçişine açılır ve normalleşme sağlanırsa -bizim baz senaryomuz bu şekilde- bu durumda dolarda görülen değer kazanımlarının geri verileceği, altın ve gümüşün yeniden değer kazanacağı öngörülüyor. Henüz bu görüş uzak bir ihtimal gibi görünse de, ya da piyasalarda kısa vadeli toparlanmanın gücü sorgulanabilecek düzeyde olsa da, ABD'de ara seçimler öncesinde enerji maliyetlerinde görülecek artış ya da ABD ordusunda olası kayıplar Trump'ın elini zayıflatabilir. Trump'ın seçimi kaybetmeyi göze alamayacağı düşünüldüğünde, savaşın uzaması durumunda kamuoyundaki desteğin ve Kasım ayında yapılacak ara seçimlerin siyasi dengeler üzerinde belirleyici olabileceği göz ardı edilmemelidir. Sonuç olarak, bir anlaşma zeminine ulaşılacağı öngörülmektedir.
Haber akışına son derece duyarlı, dalgalı ve temkinli bir fiyatlama içinde hareket eden piyasalarda bu sabah genel hatlarıyla iyimser fiyatlamanın hemen hemen her yerde kendini gösterdiği söylenebilir. Çin'in 2026 için %4,5-5 aralığında açıkladığı büyüme hedefi bölge piyasalarına sınırlı destek sağlarken, Şanghay borsası %1,3, Tokyo borsası ise %2,5 yukarıda olduğu kaydedilmiştir. ABD borsaları ya da risk iştahı denildiğinde akla gelen Nasdaq endeksi dün geceyi %1,3 artışla tamamladı; ancak bu sabah ABD borsalarının vadeli işlemlerinde hafif bir kırmızı rengin hâkim olduğu gözlemleniyor.
Bu karmaşık ortamda kripto para dünyasının amiral gemisi Bitcoin, uzun bir süredir sessiz bir seyir izlerken, dün aniden hayat belirtisi gösterip 74 bin dolar seviyesine kadar yükseldi. Bu hareket, teknik anlamda takip ettiğimiz aşağı yönlü formasyonun da bozulmasına yol açtı. ABD Başkanı Trump, kripto para piyasasına yönelik düzenlemelerin hızlandırılması çağrısında bulunarak, bankaları kripto düzenlemelerini geciktirmekle eleştirdi ve dijital varlık piyasasını destekleyen yeni yasal çerçevenin geçmesini istedi. Bu durum yatırımcı algısını olumlu etkiledi. Bitcoin'deki yükseliş, piyasada hem regülasyon tarafında daha net bir çerçeve oluşabileceği beklentisini hem de risk iştahındaki kısmi toparlanmayı yansıtıyor. Haftalık kapanışı takip ederek uzun pozisyon almak adına hareket edeceğiz. Eğer bu yükseliş bir dead cat bounce (ölü kedi zıplaması) değilse, yukarıda 93-94 bin dolar hedefi ile (tepe ve dip seviyenin %50 düzelmesi) uzun pozisyon denemeleri yapacağız.
Türkiye tarafında ise dün ılımlı bir hava gözlemlenirken, İran menşeli bir füzenin Hatay'a doğru ilerlerken NATO savunma sistemleri tarafından düşürülmesi, bir nebze de olsa soru işaretlerine neden olarak iyimser havayı bozdu. Hafta sonu TCMB'nin aldığı önlemler neticesinde piyasada iş gören faiz (TL Ref) %40 seviyesine yaklaşırken, TCMB'nin son günlerde likidite senedi ihraç ederek piyasada var olan fazla TL'yi dolar talebi yaratamamak adına sterilize etmeye çalıştığını görüyoruz. Bu bağlamda USDTRY kurunu psikolojik 44 seviyesinin hemen altında tutmanın maliyetini dün analitik bilançodan hesapladık. 3 Mart valörlü işlemlerde TCMB'nin net yabancı para pozisyonunun 8,6 milyar dolar azaldığı belirlendi. Dolayısıyla, altın fiyatlarının 5,400 dolardan hızla gerilemesi, rezervler üzerinde ilave baskı oluşturdu. Bugün 4 Mart valörlü işlemlerde herhangi bir kayıp olup olmadığını takip edeceğiz.
Füze haberi sonrasında bankacılık endeksi %0,7 gerilerken, ana endeks günü yatay tamamladı. Özellikle TCMB'nin bu ay düzenleyeceği olağan PPK toplantısında faiz indirimine gitmeyeceği beklentisiyle bankacılık endeksinin haftanın ilk üç gününde %13 düştüğü unutulmamalıdır. CDS risk primi ise düne göre yaklaşık 10 baz puan gerileyerek 240 baz puana indi.
Mali piyasaların gündeminde bugün her hafta Perşembe günü olduğu gibi ABD'de işsizlik maaş başvuruları, Türkiye'de ise TCMB ve BDDK'nın haftalık bültenleri yer almakta. Yarın ise her ayın ilk Cumasında olduğu gibi ABD'de tarım dışı istihdam verisi önemli bir veri olarak öne çıkıyor.