
Gülbahar: Rum Yönetimi Kıbrıs'ı Yunan Adası Yapmayı Hedefliyor
Milli Mücadele Vakfı Başkanı Gülbahar, Rum tarafının çözüm taleplerinin Kıbrıs’ı Yunan adası yapma hedefini gösterdiğini vurguladı.
1 kez görüntülendi
Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, Rum Yönetimi Sözcüsü’nün Kıbrıs'ta Türk askeri ve Türkiye'nin garantileri olmadan bir anlaşma talep etmesinin, Rum tarafının Kıbrıs'ı Yunan adası haline getirme hedefinin değişmediğini ortaya koyduğunu ifade etti.
Gülbahar, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki tüm siyasetçileri, bu sabit zihniyet karşısında Anavatan Türkiye ile birlikte KKTC'nin tanınması için çaba harcamaya çağırdı. Aziz Gülbahar, mevcut dünya koşullarının bu yönde bir adım atmaya elverişli olduğunu belirtti.
Milli Mücadele Vakfı Başkanı açıklamalarında şunları söyledi:
"Rum Yönetimi Sözcüsü Konstantinos Letymbiotis’in Kıbrıs'ta çözüm için 'Türk askeri ve garantilerin olmadığı bir anlaşma ve devlet' talebini yinelemesi, zihniyetlerinin ve amaçlarının değişmediğinin güncel bir göstergesidir.
Hayalden öteye geçemeyen bu zihniyetin ve hedeflerin özü, Kıbrıs'ı bir Yunan adası olarak düşünmektir.
Rum Bakan'ın iddia ettiği gibi, Ada'daki Türk askeri 'işgalci birlikler' değildir; Anavatan Türkiye'nin Kıbrıs Türkü’nün can ve mal güvenliğini sağlaması 'çağdışı garantiler' olarak tanımlanamaz.
Tarihsel süreçte yaşananlar, içinde bulunduğumuz durum ve Rum-Yunan hayallerinin devam etmesi, Türkiye'nin garantörlüğünün sürmesinin Kıbrıs Türk halkının güven içinde yaşamaya devam etmesi ve geleceği açısından ne kadar elzem olduğunu göstermektedir.
Artık herkes biliyor ki Rum tarafı yıllardır federasyon söylemini kullanarak Kıbrıs Türk halkını azınlık konumuna düşürmeyi amaçlamıştır. Gelinen noktada federasyon modelinin fiilen sona erdiği açıktır. Kıbrıs’ta gerçekçi ve sürdürülebilir bir çözüm, ancak iki ayrı egemen devletin varlığının kabulüyle mümkün olacaktır.
Bu nedenle, özellikle Cumhurbaşkanımız Sayın Tufan Erhürman ve tüm siyasilerimize bu gerçeği kabullenmeleri ve Anavatan Türkiye ile birlikte KKTC'nin tanınması için çaba göstermeleri çağrısında bulunuyoruz.
Dünya ve bölgemizdeki koşullar buna uygundur.
Kıbrıs Türk halkının geleceği, başarısızlığı defalarca kanıtlanmış federasyon masallarında değil; egemenliğini, devletini ve güvenliğini kararlılıkla savunan iki devletli çözüm vizyonundadır.
Birleşmiş Milletler ve onun kararlarının artık dünya üzerinde hiçbir geçerliliği kalmamıştır.
Kararlılıkla ve birlik içinde hareket edilirse bu hedefin gerçekleşmemesi için hiçbir neden yoktur.
Unutulmamalıdır ki artık yeni bir dünya söz konusudur ve bu dünya yakında yepyeni bir şekillenmeye gidecektir. İşte o gün, Kıbrıs Türk tarafı ile Türkiye, iki devletli çözüm modeli ile masada olmalıdır.