
Girne'de Kadınlar, Yoksulluk ve Şiddete Karşı Mücadeleye Devam Edecek
Girne'de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde kadınlar, yoksulluk ve şiddete karşı mücadelelerini artıracaklarını duyurdu. Ortak basın açıklaması yapıldı.
1 kez görüntülendi
Bağımsızlık Yolu Girne Bölge Örgütü, Kadın Eğitimi Kolektifi ve Baraka Kültür Merkezi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla Girne Kaymakamlığı önünde ortak bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
"Kadınım, örgütlüyüm, güçlüyüm" yazılı pankart açılarak başlayan etkinlik, Bağımsızlık Yolu Genel Sekreteri Cansu N. Nazlı’nın Kıbrıs’ın kuzeyindeki 8 Mart etkinliklerine selam göndermesiyle devam etti. Ardından ortak açıklama, Evren Gürtunç tarafından okundu.
Yapılan açıklamada, kadınların çalışma hayatında ve sosyal hayatta maruz kaldıkları güvencesizlik, yoksullaşma ve şiddet konularına dikkat çekildi. Kadınların insanca yaşam ve eşitlik mücadelesini sürdüreceği vurgulandı.
Kadınların ev ve iş yaşamı arasında sıkıştığı, geçim mücadelesi verdiği ve hayatın her alanında var olma çabası içinde olduğu ifade edildi. Mevcut sistemin kadınları yoksullaştırdığı, güvencesizleştirdiği ve şiddete maruz bıraktığı savunuldu. Ancak kadınların bu duruma boyun eğmeyeceği, geri çekilmeyeceği ve insanca yaşam taleplerinden vazgeçmeyeceği belirtildi.
Açıklamada, 8 Mart’ın tarihine de değinildi. New York’ta kadın işçilerin insanca çalışma koşulları ve eşit ücret talebi ile başlattıkları direnişte 129 kadının fabrikada çıkan yangında hayatını kaybettiği hatırlatıldı. O tarihten bu yana kadınların mücadele ederek birçok hak kazandığı ifade edilirken, neoliberal politikaların sosyal devleti zayıflattığı ve temel hakların piyasanın insafına bırakıldığı öne sürüldü.
Ekonomik krizin derinleştiği ve yaşam pahalılığının arttığına dikkat çekildi. Kadınların en ucuz, esnek ve güvencesiz iş gücü olarak krizin faturasını ilk ödeyen kesim olduğu ifade edildi.
Özel sektörde kadınların uzun saatler boyunca düşük ücretlerle, sendikasız ve güvencesiz şartlarda çalıştırıldığına da vurgu yapıldı. EKTAM emekçilerinin yaşadığı sürecin bunun güncel bir örneği olduğu kaydedildi. Sendikalaştıkları için işten çıkarılan emekçilerin haftalardır fabrika önünde grevde oldukları hatırlatılarak, başta EKTAM’ın kadın emekçileri olmak üzere tüm çalışanların direnişi selamlandı.
Açıklamada, kadınların iş hayatında mobbing, taciz ve ayrımcılığa maruz kaldığı, hamile kadınların işten çıkarıldığı ve göçmen kadınların güvencesiz koşullarda çalıştırıldığı ifade edildi. Gece kulüplerinde yaşanan şüpheli kadın ölümlerinin etkin ve şeffaf bir şekilde soruşturulması gerektiği, insan ticareti ve sömürüye karşı mücadele çağrısı yapıldı.
Kadınların yalnızca iş yaşamında değil, ev içinde de ikinci bir mesai ile karşı karşıya kaldığı belirtildi. Çocuk, yaşlı ve hasta bakımının kadınların üzerine yüklenmesinin çifte sömürü yarattığı ifade edildi.
Ortak açıklamada ayrıca asgari ücretin en düşük kamu maaşına eşitlenmesi, özel sektörde sendikalaşmanın teşvik edilmesi, hamile kadınların işten çıkarılmasının yasaklanması, ebeveyn izni düzenlemeleri ve kamuya ait kreşler ve bakım merkezlerinin açılması gibi talepler dile getirildi.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede daha güçlü yasal düzenlemeler yapılması, kadın sığınma evleri ve şiddet önleme merkezlerinin sayısının artırılması gerektiği ifade edildi. İstanbul Sözleşmesi’nin eksiksiz bir şekilde uygulanması çağrısında da bulunuldu.
Açıklamanın sonunda, kadınların eşit, özgür ve şiddetsiz bir yaşam için mücadelelerini sürdüreceği vurgulanarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlandı.