Ersin Tatar, Güney Kıbrıs'taki Bayrak Yakma Olaylarını Kınadı
KIBRIS HABERLERI

Ersin Tatar, Güney Kıbrıs'taki Bayrak Yakma Olaylarını Kınadı

Beşinci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Paskalya kutlamaları sırasında Güney Kıbrıs'ta gerçekleşen bayrak yakma eylemlerini sert bir dille kınadı.

1 kez görüntülendi
Ersin Tatar, yaptığı yazılı açıklamada son günlerde Güney Kıbrıs'ta yaşanan olayları ve özellikle Paskalya kutlamaları vesilesiyle gerçekleştirilen bayrak yakma provokasyonlarını derin bir üzüntüyle izlediğini ifade etti. Beşinci Cumhurbaşkanı Tatar, "Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayraklarına yönelik yapılan saldırılar, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar’ın posterinin hedef alınması, yalnızca iki devlete değil, Kıbrıs Türk halkının onuruna, kimliğine ve varlığına karşı açık bir saygısızlık ve düşmanca bir tutumdur. Bu kabul edilemez eylemi en güçlü şekilde kınıyorum" dedi. Açıklamasına şöyle devam etti: "Ne yazık ki bu tür eylemler münferit değildir. Son dönemde, özellikle Güney Kıbrıs lideri Nikos Hristodulidis ve diğer Rum siyasi ve dini yetkililerin kullandığı dil, gerilimi artırmakta, uzlaşıdan uzaklaşmakta ve geçmişin acı hatıralarını yeniden canlandırmaktadır. Rum Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu Yiorgios’un açıklamaları da bu olumsuz anlayışın bir yansımasıdır. EOKA zihniyetinin günümüzde tekrar öne çıkarılmaya çalışılması, Kıbrıs Türk halkı açısından kesinlikle kabul edilemez. Bu anlayış, geçmişte adada büyük acılara yol açmış, masum insanların hayatını kaybetmesine sebep olmuş karanlık bir düşünce tarzıdır. Bugün bunun 'kahramanlık' olarak gündeme getirilmesi, barış ve çözüm çabalarına zarar vermektedir. Ayrıca, Güney Kıbrıs’taki askeri yetkililerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarını hedef alan açıklamaları da son derece tehlikeli ve sorumsuzdur. Bu tür söylemler, adada barış kültürünü değil, çatışma ortamını beslemektedir. Özellikle vurgulamak isterim ki; bu tür eylem ve söylemler, taraflar arasındaki çözüm arayışlarını gölgelemekte ve güven ortamını zedelemektedir. Kıbrıs meselesinde gerçekçi, adil ve sürdürülebilir bir çözüm, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabulünden geçmektedir. Kıbrıs Türk halkı, bu adada eşit bir topluluk olarak yaşamaya devam edecektir. Devletimiz, demokrasimiz ve kurumlarımız ile kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Hiçbir tehdit ve provokasyon bizi bu yoldan döndüremeyecektir. Anavatanımız Türkiye ile tam bir dayanışma içinde, hak ve menfaatlerimizi korumaya devam edeceğiz. Tüm tarafları sağduyuya, aklı selime ve sorumlu davranmaya davet ediyorum. Nefret dili yerine, karşılıklı saygı temelinde bir gelecek inşa edilebilir. Kıbrıs Türkü yalnız değildir ve asla yalnız kalmayacaktır.