
Cevdet Yılmaz: Ada'nın Orta Doğu Operasyonları İçin Kullanımı Tehdit Oluşturuyor
Cevdet Yılmaz, Güney Kıbrıs'ın askeri üslerinin üçüncü ülkelere açılmasının bölgedeki güvenlik risklerini artırdığını belirtti.
1 kez görüntülendi
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'deki çatışmaların artmasıyla birlikte, Rum Yönetimi’nin askeri üslerini üçüncü ülkelere kullandırmasının, Adada yaşayan herkesi tehlikeye attığını vurguladı.
Yılmaz, "Ada’nın Orta Doğu’ya yönelik operasyonlar için kullanılması, tüm bölge ülkeleri için risk oluşturuyor." şeklinde konuştu.
Günübirlik ziyaret kapsamında ülkeye gelen Cevdet Yılmaz, Ercan Havalimanı’nda Başbakan Ünal Üstel ile ortak bir basın toplantısı düzenledi.
Toplantıda, iki ülke arasında imzalanan İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü'nün bu ay içinde sona ereceğini de duyurdu.
“KKTC'nin kalkınması bizim için milli bir davadır” diyerek, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tekrar ziyaret etmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Yılmaz, karşılıklı ziyaretlerin iki ülke arasındaki özel ilişkilerin bir yansıması olduğunu belirtti.
Ziyareti çerçevesinde, Altınbaş Üniversitesi kampüsünün temel atma törenine katılacağını ve Başbakan ile hükümet ortaklarıyla bir araya gelerek İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü'nü ele alacağını da sözlerine ekledi. Ayrıca, Lefkoşa Topçu Kışlası'ndaki iftar programına da katılacağını ifade etti.
"Türkiye’nin garantörlük sorumluluğu ve tarihi yükümlülüğü daha belirgin hale gelmektedir" diyen Yılmaz, Ortadoğu ve Doğu Akdeniz'deki çatışmaların arttığı dönemde, Rum Yönetimi’nin askeri üslerde üçüncü ülkelere tanıdığı ayrıcalıkların Adada yaşayan herkesi risk altına soktuğunu dile getirdi.
"Ada’nın Orta Doğu’ya yönelik operasyonlar için kullanılıyor olması tüm bölge ülkeleri için risk teşkil etmektedir. Bu hafta yaşanan gelişmeler, bunu çok net bir şekilde göstermiştir."
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Ada’nın tamamını sahiplenme çabası ve Kıbrıs Türk halkının iradesini yok sayarak aldığı kararların, Ada’ya yönelik güvenlik risklerini artırdığını belirten Yılmaz, "GKRY, Gazze'deki olaylarda da benzer tutumlar sergileyerek, İsrail’in desteğiyle aşırı bir silahlanma sürecine girmiştir. Bu bağlamda, Türkiye’nin garantörlük rolü ve tarihsel yükümlülüğü daha da ön plana çıkmaktadır."
Cevdet Yılmaz, Ada’daki askeri varlığının 50 yılı aşkın süredir güven ve istikrar sağlamaya katkı sunduğunu, bunun sadece KKTC değil, GKRY için de önemli olduğunu ifade etti. "Güvenliğin olmadığı bir yerde kalkınma ve refah olmaz" dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Kıbrıs meselesine ilişkin en gerçekçi çözümün, Adada iki devletin yan yana var olmasından geçtiğine inandıklarını belirtti. "Kıbrıs Türklerini azınlık olarak gören zihniyetle bir çözüme ulaşmak mümkün değildir. Kıbrıs Türklerinin egemen eşitlik hakları ve uluslararası statüleri tescil edilmelidir" ifadelerini kullandı.
Kıbrıs Türk halkının hak ettikleri konuma ulaşması için iş birliği yapacaklarını ve önemli projelerin tamamlandığını, devam eden projelerin de bulunduğunu belirten Yılmaz, bu ay içindeki İktisadi ve Mali İşbirliği Protokolü’nün sona ereceğini ifade ederek, hayırlı olmasını diledi.