
Britanya'da Kanser Ölüm Oranları Rekor Düşüş Gösterdi
Birleşik Krallık'ta 2022-2024 döneminde kanser ölüm oranları yüzde 29 azaldı.
1 kez görüntülendi
Cancer Research UK'nin son verilerine göre, 2022 ile 2024 yılları arasında Birleşik Krallık'ta yıllık kanser ölüm oranı 100 bin kişide yaklaşık 247 olarak kaydedildi. Bu rakam, 1989 yılındaki 100 bin kişide 355 olan zirve seviyesinden yaklaşık yüzde 29'luk bir düşüşü temsil ediyor. Araştırmacılar, bu uzun vadeli azalmanın kanser araştırmalarına, önlenmesine ve tedavisine yapılan uzun süreli yatırımların bir sonucu olduğunu vurguluyor.
Bu olumlu gelişmenin büyük bir kısmı, pek çok yaygın kanser türünde sağlanan önemli tedavi ilerlemelerine atfedilebilir. Örneğin, son on yılda mide kanseri ölümleri yüzde 34, akciğer kanseri ölümleri yüzde 22, yumurtalık kanseri ölümleri yüzde 19, meme kanseri ölümleri yüzde 14 ve prostat kanseri ölümleri ise yüzde 11 oranında azalma gösterdi.
Bu başarılar, çeşitli faktörlerin bir araya gelmesi ile elde edildi. Tıbbi tarama programlarındaki gelişmeler, daha kapsamlı ve etkili tedavi seçeneklerinin sunulması ve erken teşhis, hayatta kalma oranlarının artmasında kritik rol oynamıştır.
Örneğin, prostat kanseri tedavisinde hormon tedavilerindeki önemli gelişmeler, tümörlerin büyümesini durdurmaya yardımcı oldu. En belirgin değişim ise rahim ağzı kanserinde yaşandı; bu kanser türündeki ölüm oranları, 1970'lerden bu yana yüzde 75 azalmıştır. Bu azalma, ulusal tarama programlarının erken teşhis için hayata geçirilmesi ve insan papillomavirüsü (HPV) aşısının yaygınlaşması sayesinde mümkün oldu.
Erken teşhis, kanserden kaynaklanan ölümlerin azalmasında önemli bir etken olmuştur. Ulusal Sağlık Hizmetleri Kurumu (NHS) bünyesindeki rahim ağzı kanseri tarama programı, kanseri erken aşamalarda tespit ederek ve çoğu zaman hastalık gelişmeden önce kanser öncesi değişiklikleri saptayarak etkili bir şekilde çalışmaktadır.
Ayrıca, 2008 yılından itibaren ulusal aşılama programlarına dahil edilen insan papillomavirüsü aşısının başarısı, hücresel mutasyonlara yol açan enfeksiyonları önleyerek rahim ağzı kanseri vakalarını azaltmıştır.
Tıbbi taramalar, diğer kanser türlerinin tedavi sonuçlarını iyileştirmeye de yardımcı olmuştur. Meme kanseri ve kolorektal kanser tarama programları, hastalığın daha erken aşamada tespit edilmesine ve tedavi başarı oranının artmasına katkıda bulunmaktadır. Aynı şekilde, spesifik prostat antijeni (PSA) testinin kullanımı, prostat kanseri teşhisini kolaylaştırmıştır.
Kanser araştırmalarındaki ilerlemeler ise tedavi seçeneklerinde önemli değişikliklere neden olmuştur. Hedefli tedaviler ve kişiselleştirilmiş tıp, doktorların tedaviyi her hastanın tümörünün özelliklerine göre uyarlamasına olanak tanımaktadır. Örneğin, testosteron hormonunu baskılayan hormon tedavileri prostat kanserinin tedavi sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirmiştir.
Aynı zamanda immünoterapi alanında da hızlı gelişmeler yaşanmaktadır; araştırmacılar akciğer ve yumurtalık kanseri gibi hastalıklara karşı koruyucu aşılar geliştirmeye devam ederek, bazı kanser türlerinin önlenebilme olasılığını artırmaktadır.
Halk sağlığını koruma önlemleri de önemli bir rol oynamıştır; sigara yasağı gibi politikalar ve kanser risk faktörlerine yönelik artan farkındalık, birçok ana kanser türünde ölüm oranlarının düşmesine katkıda bulunmuştur.
Ancak, kanser ölüm oranları düşmesine rağmen, kanserden kaynaklanan toplam ölüm sayısı artmaya devam etmektedir. Bunun temel nedeni, Birleşik Krallık'taki nüfus artışı ve ortalama yaşam süresinin uzamasıdır.
Yaş ilerledikçe genetik mutasyonlar birikir ve hücresel hasar artar, bu da kanser riskini artırır. Bazı kanser türlerinin yüksek ölüm oranları, araştırmacıları bu alanlara daha fazla odaklanmaya yönlendirmiştir; çünkü birçok kanser türü, belirtiler genellikle hastalığın ileri evrelerinde ortaya çıktığı için geç teşhis ile ilişkilidir. Bu nedenle, bu alanlarda araştırma ve klinik çalışmalara daha fazla önem verilmesi büyük bir etki yaratacaktır.
Bununla birlikte, bazı kanser türlerinde son on yılda ölüm oranlarında artış gözlemlenmiştir. Deri, bağırsak, kemik, safra kesesi ve göz kanserlerinden kaynaklanan ölümler sırasıyla yüzde 46, yüzde 48, yüzde 24, yüzde 29 ve yüzde 26 oranında artmıştır. Karaciğer kanseri ölümleri yüzde 14, böbrek kanseri ölümleri ise yüzde 5 oranında artış göstermiştir.
Bu artışın, muhtemelen birçok faktörün birleşiminden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bazı kanser türlerinin erken evrelerinde tespit edilmesi zorken, diğerleri için etkili tedavi seçenekleri sınırlıdır. Ayrıca aşırı solaryum kullanımı ve ultra işlenmiş gıdalarla zengin beslenme gibi yaşam tarzı faktörleri de bu duruma katkıda bulunmaktadır. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia'dan aktardığı bilgilere göre, tiroid ve pankreas kanserlerinin yanı sıra bazı cilt kanseri türlerinden kaynaklanan ölüm oranları ise büyük ölçüde sabit kalmıştır.
Yine de genel eğilim umut verici olmaya devam etmektedir. Uzmanlar, araştırma ve klinik çalışmalara yapılan sürekli yatırımlar ve Ulusal Sağlık Hizmetinin (NHS) güçlendirilmesiyle kanser ölüm oranlarının daha da azalacağına inanmaktadır. Mevcut tahminler, ölüm oranlarının önümüzdeki yirmi yıl içinde, özellikle 2024-2026 ve 2038-2040 yılları arasında yaklaşık yüzde altı oranında düşebileceğini göstermektedir.
Devam eden zorluklara rağmen, son veriler araştırma, önleme ve tedaviye yapılan sürekli yatırımların sonuçlarını ortaya koymaktadır. Gelişmiş tarama programları, yenilikçi tedavi yöntemleri ve genişletilmiş önleme çalışmaları sayesinde, kanserle mücadelede daha fazla ilerleme kaydedilmesi mümkün olacaktır.