
Arıların Su Altında Bir Hafta Yaşama Sırrı Çözüldü
Bilim insanları, su altında bir hafta kalabilen arıların nasıl hayatta kaldığını keşfetti.
1 kez görüntülendi
Bazı böcek türleri, kış mevsiminde gelişim ve metabolizmalarını durdurarak diyapoz adını verdikleri bir döneme geçiyorlar.
Kış uykusuna benzer bu süreçte bazı kraliçe arılar yuva arayışına giriyor. Ancak bu yuvalar, yağmur veya kar erimesi gibi olaylar yüzünden su altında kalabiliyor, bu da kraliçelerin hayati tehlike ile karşılaşmasına neden olabiliyor.
Yine de, belirli bir arı türünün bu duruma uyum sağladığı gözlemleniyor.
2024 yılında yapılan bir araştırmada, Bombus impatiens türü kraliçe arıların su altında bir hafta kaldıktan sonra yüzde 90 oranında hayatta kaldığı tespit edilmişti.
Ottawa Üniversitesi'nden bilim insanları, yeni bir çalışmada bu arıların bu durumu nasıl başardığını keşfetti. Laboratuvar deneylerinde, diyapozdaki kraliçe arıları soğuk suya batırarak metabolizma ve gaz alışverişlerini incelediler.
Bombus impatiens arılarının suya daldıklarında karbondioksit seviyelerinin arttığı, oksijen seviyelerinin ise azaldığı gözlemlendi. Bu durum, arıların su altında solunum yaparak sudaki oksijeni alıp karbondioksit saldığını gösteriyor.
Araştırmada ayrıca kraliçe arıların, oksijen kullanmayan anaerobik solunum yöntemine başvurdukları saptandı. Bu solunum biçimi, insanlar tarafından yoğun egzersizler sırasında da kullanılmaktadır.
Araştırmacılar, kraliçe arıların metabolizmasının hayatta kalmak için gerekli olan minimum seviyeye kadar yavaşladığını gözlemlediler. Diyapoz süreci, metabolizmayı en az yüzde 95 oranında yavaşlatırken, su altında kalmanın bu süreci daha da yavaşlattığı belirlendi.
Proceedings of the Royal Society B: Biological Sciences dergisinde bugün (11 Mart) yayımlanan çalışmaya göre, metabolizmanın yavaşlaması, suda bulunan az miktardaki oksijenin bile arıların solunumunu sürdürebilmesini sağlıyor.
Bu süreçler, kraliçelerin sudan oksijen alabilmelerine yardımcı olurken enerji ihtiyaçlarını da oldukça düşük tutmalarına olanak tanıyor.
Çalışmada yer almayan biyolog Dr. Erin Treanore, bu bulguların "olağanüstü" olduğunu ifade ediyor.
Ancak bilim insanları, arıların sudaki oksijeni nasıl aldığını henüz tam olarak bilemiyor. Kraliçenin suyla gaz alışverişi yapan ince bir hava tabakasıyla çevrelendiği düşünülüyor; fakat bu hipotezin doğrulanması gerekiyor.
Uzmanlar, bu bulguların evrimsel açıdan da mantıklı olduğunu vurguluyor. Bombus arısı türlerinin 25 ila 40 milyon yıl önce, küresel sıcaklıkların düştüğü dönemlerde ortaya çıktığı tahmin ediliyor. Bu süreçte kar sularının arıları tehdit etmiş olabileceği öne sürülüyor.
Dr. Treanore, bu becerinin bombus arıları arasında yaygın olabileceğini belirterek, "Bence bu çalışma yepyeni bir araştırma alanının kapılarını aralıyor," diyor.