
AB'den Türkiye'ye Ticaret Mesajı: Somut Adımlar Bekleniyor
Marta Kos, Türkiye ile ilişkilerde ilerleme için somut adımlar beklediklerini vurguladı. Türkiye, AB için stratejik bir ortak konumunda.
1 kez görüntülendi
Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, Avrupa Parlamentosu’nda (AP) yaptığı konuşmada, AB'nin değişen bölgesel ve küresel dengeler doğrultusunda Türkiye’ye duyduğu ihtiyacı önemle vurguladı.
Kos, "Avrupa ve Orta Doğu'daki değişen jeopolitik gerçekler ışığında Türkiye’ye ihtiyacımız var," diyerek, Türkiye’nin AB açısından yalnızca bir aday ülke değil, aynı zamanda stratejik bir ortak olduğunu ifade etti.
AB Komiseri Kos, "Daha güçlü ortaklıklar için daha cesur adımlar atmamız gerekiyor," diyerek, bu bağlamda Türkiye başta olmak üzere, Ermenistan ve Azerbaycan ile olan temaslarının önemine dikkat çekti.
Türkiye’nin ekonomik ve ticari önemine de değinen Kos, Türkiye'yi "AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı" olarak tanımlayarak, Türkiye ile ticaret hacminin Mercosur veya Hindistan ile olan ticaretin iki katı seviyesinde olduğunu belirtti.
Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki ticaret yolları açısından stratejik bir konumda olduğunu da vurgulayan Kos, Ukrayna savaşı ve Karadeniz güvenliği bağlamında Ankara’nın oynadığı rolü de gözler önüne serdi. "Ukrayna için her türlü barış düzenlemesi Türkiye’yi gerektirecek," dedi.
Kos, bu durumu Karadeniz bölgesinde oluşacak yeni güvenlik ortamı ile Türkiye’nin NATO’nun ikinci en büyük ordusuna sahip olmasının ilişkisi bağlamında değerlendirdi.
Ayrıca, Türkiye ve Güney Kafkasya üzerinden gelişen ticaret güzergâhlarının, kuzeyde ve güneyde savaş sürerken daha da kritik bir hale geldiğini ifade etti. Bu hat üzerindeki ticaret taşımacılığının 2022’den bu yana dört kat arttığını belirten Kos, doğru yatırımlarla bu kapasitenin 2030'a kadar üç kat daha artabileceğini kaydetti.
Kos, Şubat ayında Türkiye'ye yaptığı ziyareti hatırlatarak, AB ve Türkiye taraflarının ticaret engellerini azaltma yollarını değerlendirme konusunda anlaştıklarını da sözlerine ekledi. Ancak Kos, bu sürecin tek taraflı gelişemeyeceğini açıkça belirtti. "Türkiye’den de bize ve Kıbrıs’a yönelik adımlar bekliyoruz," diyerek, Brüksel’in Ankara’dan somut karşılık talep ettiğinin altını çizdi.
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan Türkiye raporunda, 2025 Mayıs ayında yayımlanan vize serbestisi için gerekli 72 kriterin son 6 maddesinin tamamlanması durumunda sürecin yeniden başlayabileceği belirtilmişti.
Bu kriterler; "belge güvenliği", "göç yönetimi", "kamu düzeni ve güvenliği", "temel haklar" ve "düzensiz göçmenlerin geri kabulü" gibi beş ana grupta toplanıyor. Türkiye, Schengen ülkelerine yönelik vize muafiyetini alabilmek için gerekli olan 72 kriterden 66'sını yerine getirmiş olsa da, son 6 kriterde hala bir çıkmaz yaşanıyor.
Kalan 6 kriter ise şunlardır: Terörle mücadele yasasında değişiklik, AB Polis Örgütü Europol ile operasyonel işbirliği anlaşması, Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu'nun (GRECO) önerilerinin uygulanması, suç bağlantılı konularda AB üyeleriyle iş birliği yapılması, kural dışı geçişlerin geri alınmasına ilişkin Geri Kabul Anlaşması'nın uygulanması ve kişisel verilerin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi.
Vize serbestisi konusunda Türkiye'nin bu kriterleri karşılama yönünde hiçbir ilerleme kaydetmediği vurgulanan raporda, "AP, tüm AB Üye devletlerine karşı ayrımcı olmayan bir şekilde, bekleyen altı kriter tam olarak yerine getirildiğinde vize serbestisi sürecini başlatma isteğini yinelemektedir," denildi.
AP, Türk vatandaşlarının vize taleplerinde sorunlar yaşamasından dolayı üzüntü duyulduğunu belirtti.
Kos’un Türkiye'ye yönelik mesajları, konuşmasının genel çerçevesinden bağımsız değildir. AB Komiseri, genişlemenin artık yalnızca teknik bir üyelik süreci değil, aynı zamanda Avrupa’nın güvenliği ve siyasi geleceğiyle doğrudan bağlantılı hale geldiğini ifade etti.
Kos, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısının ardından Avrupa’da barış, istikrar ve demokrasinin artık garanti altında olmadığını belirtti.
Bu nedenle genişlemenin sadece Avrupa projesini tamamlamakla ilgili olmadığını, aynı zamanda onu güvence altına almakla ilgili olduğunu söyledi.
Bu çerçevede AB’nin aday ülkelere "güvenilir bir teklif" sunması gerektiğini vurgulayan Kos, aday ülkelerin Avrupa siyasi alanına daha sıkı bağlanmasının önemine işaret etti, ayrıca reform standartlarından taviz verilmeyeceğini belirtti.
Katılım sürecinin hem "iddialı" hem de AB kurallarıyla "tam uyumlu" biçimde yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Kos, 2025’i genişleme açısından "iyi bir yıl" olarak tanımladı ve "son 15 yılda birlikte başardığımızdan daha fazlasını başardık" dedi.
Karadağ’ın 14 faslı kapattığını, Arnavutluk’un ise bir yılı biraz aşkın sürede altı müzakere kümesini tamamladığını belirten Kos, Ukrayna’nın da savaş koşullarına rağmen AB yolunda ilerlemeye devam ettiğini ifade etti.
Moldova’nın reform performansını öven Kos, Gürcistan ve Sırbistan hakkında ise daha sert bir dil kullandı. Gürcistan’daki son yasal gelişmelerin ciddi kaygılar uyandırdığını ifade eden Kos, ülkede "siyasi ifade üzerinde devlet kontrolüne dayalı otoriter bir sistemin" Avrupa perspektifini zayıflattığını belirtti.
Sırbistan için de yargı bağımsızlığını zedeleyen yasalar, protestoculara yönelik baskılar ve bağımsız medyaya müdahaleler nedeniyle "giderek daha fazla endişe duyuyoruz," dedi.
Kos, ayrıca aday ülkelerin yıllarca reform yapıp buna karşılık somut sonuçlar göremediği bir yapının sürdürülemeyeceğini ifade etti.
"Gelecekteki vatandaşlarımıza çok daha hızlı ulaşmamız gerekiyor," diyen Kos, ödeme sistemleri, dolaşım, enerji, altyapı, güvenlik ve iç pazar gibi alanlarda daha hızlı entegrasyon gerektiğini savundu.
Batı Balkanlar’daki reform gecikmelerinin yüz milyonlarca avroluk fonun kaybedilme riski oluşturduğunu hatırlatan Kos, genişlemeyi bir kez daha AB’nin en stratejik politikalarından biri olarak tanımladı. Avrupa’nın bugün yeniden barış ve istikrarı nasıl koruyacağı sorusuyla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Kos, Avrupa Parlamentosu’nun bu süreçteki rolünün merkezi önemde olduğunu belirterek, "Avrupa’nın bugün karşılaştığı zorluklar bir kez daha cesaret, birlik ve vizyon gerektiriyor," dedi.