
ABD, Hürmüz Boğazı'nda Mayın Tehdidine Karşı 2.500 Deniz Piyadesi Gönderdi
ABD, Hürmüz Boğazı'ndaki İran tehdidi nedeniyle 2.500 deniz piyadesi konuşlandırdı. Bu adım, bölgedeki gerginliği artırabilir.
1 kez görüntülendi
Yaklaşık 2.500 ABD deniz piyadesinin Ortadoğu'ya gönderilmesi, İran ile süregelen çatışmada yeni bir dönüm noktasını işaret ediyor. Bu durum, İran güçlerinin Hürmüz Boğazı'na yönelik saldırılarını artırdığı bir zamanda gerçekleşti.
İki ABD’li savunma yetkilisine göre, 31’inci Deniz Piyade Seferi Birliği sıradışı bir konumda yer alacak. Bunun temel nedeni ise Pentagon'un endişeleri: İran ordusunun, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'na mayın döşeme kabiliyeti.
ABD'nin hava saldırıları, İran'ı büyük deniz gemilerini geri çekmeye ve uçaklardan kaçınabilecek mayınlar taşıyan hızlı botlar konuşlandırmaya zorladı. Bu botların boğaza yakın adalardan hareket etmesi muhtemel görünüyor.
Birliğin yeteneklerine aşina emekli bir kıdemli ABD savunma yetkilisi, Hint-Pasifik bölgesinden 31’inci Deniz Piyade Seferi Birliği'nin bölgeye ulaşmasının Pentagon'a, deniz piyadelerinin lojistik ve hava desteğiyle adalara hızlı bir şekilde baskın düzenleme imkanı tanıyacağını belirtti.
Ancak bu durum, gerginlik riskini de artırıyor. ABD Başkanı Donald Trump, ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu yakalama hedefli operasyonlar gibi sınırlı askeri müdahalelere hızlıca onay vermişti. Bu tür operasyonların kısa vadeli kazançlar sağlayabileceği, ancak durumun tersine dönmesi halinde ciddi sonuçlar doğurabileceği ifade ediliyor.
Trump, Cuma günü yaptığı sosyal medya paylaşımında, ABD ordusunun İran’ın önemli petrol ihracat merkezlerinden biri olan Harg Adası'na büyük bir hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. Saldırının adadaki askeri güçleri 'tamamen yok ettiğini' belirten Trump, 'nezaket gereği' petrol altyapısına zarar verilmemesi için Pentagon'a talimat verdiğini söyledi.
ABD ve İsrail’in İran ile savaşa girmesinin ardından küresel petrol fiyatlarının yaklaşık yüzde 40 arttığı ifade ediliyor.
Bölgede mevcut yaklaşık 50.000 ABD askerine kıyasla bu birliklerin sayısı görece az olsa da, deniz piyadeleri seferi birlikleri, kara kuvvetleri ve araçları hızlı bir şekilde konuşlandırma yetenekleri nedeniyle askeri açıdan önemli bir rol oynuyor.
Emekli bir ABD savunma yetkilisi, Hürmüz Boğazı’nda deniz piyadelerinin gemilerinde yer alan karıştırma araçlarıyla insansız hava araçlarına (İHA) karşı operasyonlar yürütebileceğini ve ayrıca petrol tankerleri ile diğer ticari gemilere eşlik ederek güvenlik sağlayabileceklerini aktardı.
Deniz piyadeleri seferi birlikleri genellikle birden fazla gemi üzerinde konuşlandırılmaktadır. Bu gemiler arasında kısa pistli amfibi hücum gemileri de yer almakta. Söz konusu gemiler, MV-22 Osprey Tiltrotor uçakları, nakliye helikopterleri ve F-35 savaş uçakları gibi saldırı platformlarını taşıma kapasitesine sahip. Diğer gemilerde ise deniz piyadeleri, onları destekleyen topçu unsurları ve gemiden kıyıya geçişte kullanılan amfibi çıkarma araçları bulunmaktadır.
Eski bir ABD savunma yetkilisi, doğu kıyısından bir seferi birliğin Venezuela’daki savaşa destek verdiğini, 31’inci Deniz Piyade Seferi Birliği’nin ise Ortadoğu’ya konuşlandırıldığını belirterek, bu durumun Pasifik bölgesinde hızlı müdahale gücü bırakmadığını vurguladı. Normalde Japonya’nın Okinawa Adası’nda konuşlu olan bu birlik, Güney Kore ve Tayvan dahil Pasifik’teki olası operasyonlar için önemli bir yedek güç olarak değerlendiriliyor.
Bu durum, Güney Kore’den Ortadoğu’ya kritik hava savunma sistemlerinin yeniden konuşlandırılması ile birlikte ABD savunmasında ek bir boşluk yaratıyor.
Geçmişte 'ABD’nin 911 acil müdahale gücü' olarak anılan deniz piyadeleri seferi birlikleri, çatışma bölgelerine hızlı bir şekilde konuşlandırılmış, büyükelçilik tahliyeleri gerçekleştirmiş ve korsanlıkla mücadele operasyonlarında görev almıştır.
Deniz Piyadeleri 15’inci Seferi Birliği’ne bağlı unsurlar, 2001 yılında Afganistan’ın ABD tarafından işgali sırasında sahaya gönderilen ilk geleneksel ABD kuvvetleri arasında yer almıştır.